Genel’D’e…

İlk Yayın Tarihi: 19 Şubat 2026 - 20:13
© Keyifli Datça Haber Merkezi

Ne diyor koca Yunus Emre: “Yetmiş iki millete bir göz ile bakmayan, halka müderris olsa hakka asidir.”

☆☆☆

Y ine bir Ramazan eşiği. Yine bir genelge trafiği… Yine kalp acıtma, yine bir “öteki” halleri. Bu hep oluyor genel’D’e …

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan valiliklere, fırın kuyruğundan okul koridoruna kadar her yer “tek tip” bir maneviyata ayarlanmak isteniyor.

​Süslemeler hazır.

Maniler ezberde.

Davullar kapıda.

​Peki ya vicdan?

Peki ya bu toprakların bin yıllık ebru deseni?

​Bakın ne diyor koca Yunus Emre:

“Yetmiş iki millete bir göz ile bakmayan, halka müderris olsa hakka asidir.”

​Mesele aç kalmak değil, mesele “açığı” görebilmektir. Genelgeyle imana rota çizmeye kalkarsanız, o rotada sadece “tek bir rengi” görürsünüz. Oysa Anadolu, Sünni’siyle, Alevi’siyle, inananıyla, inanmayanıyla devasa bir harmandır.

​Okulda çocuğu “oruç tutan-tutmayan” diye ayırmak, o tertemiz dimağlara nifak tohumu ekmektir. Eğitim, inancın sergilendiği bir podyum değil; aklın ve bilimin harmanlandığı bir meydandır.

Farabi yüzyıllar öncesinden uyarır:

“Erdemli şehir, halkının birbiriyle yardımlaşarak saadete ulaştığı şehirdir.” Peki, bir kesimi “yok” sayarak, diğerini “protokol” koltuğuna oturtarak hangi saadete ulaşacağız?

​Alevilik bu toprakların özüdür. Sadece Muharrem’de “lokma” hatırına hatırlanacak bir kült değil, bu cumhuriyetin asli kurucu unsurudur. Hacı Bektaş Veli boşuna mı dedi; Okunacak en büyük kitap insandır diye? Genelge okumaktan, insanı okumaya vakit bulamayanlara ithaf olunur.

​İslam felsefesinin dev ismi İbn Rüşd ise meseleyi kestirip atar:

Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur, içten bir güçle kırılırsa yaşam başlar.”

​İnancı dıştan, genelgeyle, dayatmayla şekillendirmeye çalışırsanız o “yaşamı” yani toplumsal barışı kırarsınız. Maneviyat içten gelirse kıymetlidir. Okulun koridoruna astığınız mahya değil, çocuğun kalbine yerleştirdiğiniz adalet duygusu sizi kurtarır.

 Şah İsmail (Hatai) ne güzel seslenir o derinlikte:

Eksiklik senin özünde, sen özünü düzeltmedikten sonra dışarıda kusur arama.”  

​Hükümetin genelgesi kağıt üstünde “düzen” diyebilir. Ama asıl düzen; kimsenin inancından dolayı kendini “öteki” hissetmediği, devletin her evladına eşit mesafede durduğu bir hukuk düzenidir.

​TC Anayasası’nın 10. ve 24. maddeleri orada öylece duruyor.

“Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.”

​Genel’D’ mi dediniz?

Bizim en büyük genel’D’emiz Anayasa’dır.

Gerisi sadece kağıt israfıdır. Madem israfı seviyoruz, ne deyim başka?

Ben mi, malum ben hippiyim. İnsanların, hayvanların, bitkilerin, evrenin rahat bırakılması savunuyorum. İnsanın insana ve herşeye hükmetmesini hiç benimseyemiyorum,

Rahat bırakın insanlığı (!)

error: Content is protected !!