Kim Ne Dedi, Tartışma Nereye Gidiyor?
Datça Belediye Meclisi’nin 1 Eylül toplantısında yaşanan söz hakkı tartışmasına siyasi açıklamalar geldi…
☆☆☆
MHP Muğla İl Başkanlığı ve MHP Datça cephesi Belediye Başkanı Aytaç Kurt’u eleştirirken, AK Parti Datça İlçe Başkanlığı da MHP’li Meclis Üyesi Melis Uzun Özlü’ye destek verdi. Aynı toplantıda AK Parti ve MHP gruplarından belediye yönetimine yönelik başka eleştiriler de gündeme geldi.
Datça Belediye Meclisi’nin 1 Eylül 2026 tarihli eylül ayı olağan toplantısı, gündem maddelerinin ötesinde yaşanan tartışmalarla gündemde kalmaya devam ediyor.
Toplantıda imar, otopark, norm kadro, komisyon seçimleri ve trafo yeri talepleri görüşülürken, gündem dışı konuşmalarda belediye yönetimine yönelik eleştiriler de dikkat çekti.
Ancak toplantının ardından asıl tartışma, MHP’li Meclis Üyesi Melis Uzun Özlü’nün söz talebi üzerinden başladı.

MHP ve AK Parti tarafından yapılan açıklamalarda, Özlü’ye söz hakkı verilmediği ileri sürülerek Belediye Başkanı Aytaç Kurt eleştirildi.
MHP Muğla: “O kürsü Datça halkınındır”
Tartışmaya en sert tepki MHP Muğla İl Başkanlığı’ndan geldi.
MHP Muğla İl Başkanlığı, Melis Uzun Özlü’nün söz talebinin karşılanmamasına tepki gösterirken, meselenin yalnızca bir “söz verme-söz vermeme” tartışması olarak değerlendirilemeyeceğini savundu.
Açıklamada, seçilmiş bir meclis üyesinin aynı zamanda kendisine oy veren vatandaşları temsil ettiği vurgulandı.
MHP ayrıca daha önce Aylin Deniz Kılıç’a yönelik benzer bir yaklaşımın gündeme geldiğini ileri sürdü.
Açıklamanın en dikkat çekici ifadelerinden biri ise şu oldu:
“O kürsü Datça halkınındır!”
MHP ayrıca kadın meclis üyesi vurgusu yaparak, kadına saygının yalnızca özel günlerde verilen mesajlarla değil, kadının düşüncesini özgürce ifade edebilmesiyle gösterileceğini savundu.
AK Parti Datça: “Kadının sesi susturulamaz”
MHP’nin ardından AK Parti Datça İlçe Başkanlığı da tartışmaya dahil oldu.
İlçe Başkanı Aycan Çuhadar tarafından yapılan açıklamada, MHP’li Meclis Üyesi Melis Özlü’ye söz hakkı verilmemesi eleştirildi.
AK Parti açıklamasında, seçilmiş bir kadın meclis üyesinin halkın verdiği yetki doğrultusunda düşüncelerini ifade etmesinin engellenmesinin demokratik teamüllerle bağdaşmadığı belirtildi.
AK Parti ayrıca meclislerin farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği, karşılıklı saygı içerisinde ilçenin sorunlarının konuşulduğu yerler olması gerektiğini savundu.
Açıklamanın sonunda ise mesaj daha da netleştirildi:
“Kadının sesi susturulamaz. Milletin iradesi yok sayılamaz. Demokrasi, herkesin söz hakkıyla güçlenir.”
Tartışmanın diğer tarafında ne söylendi?
Şu ana kadar kamuoyuna yansıyan açıklamalarda Belediye Başkanı Aytaç Kurt’un, MHP ve AK Parti’nin bu son açıklamalarına yönelik kapsamlı bir yazılı cevabı bulunmuyor.
Bu nedenle Kurt adına bir savunma veya karşı açıklama yapılmış gibi değerlendirme yapmak yerine, Başkan’ın ve belediye yönetiminin konuya ilişkin olası açıklamasının beklenmesi gerekiyor.
Burada önemli bir ayrıntı daha var.
Belediyenin resmi internet sitesinde daha önce, Şubat 2026’da meclis toplantılarıyla ilgili yaşanan başka bir tartışma üzerine Başkan Aytaç Kurt imzalı bir kamuoyu açıklaması yayımlanmıştı. Kurt bu açıklamasında meclis toplantılarının halka ve basına açık olması ilkesini önemsediklerini belirtmişti.
Dolayısıyla son tartışmanın, belediye başkanının meclisin yönetimi ve söz hakkı konusundaki yaklaşımı üzerinden yeni bir tartışma başlatıp başlatmayacağı da önümüzdeki günlerde görülecek.
Aynı toplantıda Erdağı’ndan belediye yönetimine eleştiri
Tartışmanın dikkat çekici taraflarından biri de söz hakkı polemiğinin, toplantıdaki diğer siyasi eleştirilerin gölgesinde kalması.
AK Parti Grup Sözcüsü Vedat Erdağı, gündem dışı konuşmasında doğrudan Datça Belediyesi’nin yönetim anlayışını eleştirdi.
Erdağı,
“Datça neden yerinde saymış, bunu konuşmak istiyorum”
diyerek başladığı konuşmasında belediyedeki bürokratik işleyişi, vatandaşların dilekçelerine geç cevap verilmesini ve bazı işlemlerde vatandaşların belediyeye birden fazla kez gitmek zorunda kalmasını gündeme getirdi.
Erdağı özellikle eleştirisinin belediye çalışanlarına değil, yönetim anlayışına yönelik olduğunu vurguladı.
Bununla da sınırlı kalmayan Erdağı; kent tuvaletleri, parkların bakımı, temizlik, çöp konteynerlerinin zamanında boşaltılması, kötü kokular ve yönlendirme tabelaları gibi günlük yaşam sorunlarını da sıraladı.
MHP Grup Sözcüsü Ören de hesap verilmesini istedi
Aynı toplantıda MHP Grup Sözcüsü Serdar Ören de belediye yönetimine yönelik eleştirilerde bulundu.
Ören, yaklaşık 2,5 yıllık görev sürecine ilişkin belediye yönetiminin halka yönelik bir bilgilendirme toplantısı yapması gerektiğini söyledi.
Seçim döneminde verilen sözlerin, bugüne kadar yapılan çalışmaların ve bundan sonraki projelerin Datçalılara anlatılmasını isteyen Ören,
“O makam halka hizmet etmeyi ve hesap vermeyi gerektirir”
dedi.
Ören ayrıca parklar, Reşadiye Düğün Salonu, Palamutbükü’nde planlanan hizmetler ve Datça Limanı’ndaki bağlama yerleriyle ilgili vatandaşlardan kendilerine ulaşan şikâyetleri de gündeme taşıdı.
Yeni Parti cephesinde ise başka bir mesaj vardı
Toplantının siyasi açıdan bir diğer önemli gelişmesi ise Yeni Parti grubunun ilk kez bu kimlikle mecliste konuşmasıydı.
Yeni Parti Grup Sözcüsü Şinasi Tugay Eser, Başkan Aytaç Kurt ve meclis üyelerinin CHP’den ayrılarak Yeni Parti’ye geçiş sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Eser, kendilerinin CHP’den kopuşunu “mücadele ruhu” üzerinden açıklarken, yeni partilerinde yollarına devam edeceklerini söyledi.
Böylece 1 Eylül toplantısı, yalnızca belediye hizmetlerinin görüşüldüğü bir meclis toplantısı olmaktan çıkıp Datça siyasetindeki yeni dengelerin de görünür olduğu bir toplantıya dönüştü.
Şimdi gözler Aytaç Kurt’ta
Meclis toplantısının ardından ortaya çıkan tablo şu:
MHP: Melis Uzun Özlü’nün söz hakkının engellendiğini savunuyor.
MHP Muğla İl Başkanlığı: Konuyu Datça halkının temsil hakkı ve meclisin tarafsızlığı üzerinden eleştiriyor.
AK Parti Datça: MHP’li meclis üyesine destek veriyor ve “kadının sesi” vurgusu yapıyor.
AK Parti Grup Sözcüsü Vedat Erdağı: Aynı toplantıda belediyenin yönetim anlayışını, hizmetlerini ve bürokratik işleyişini eleştiriyor.
MHP Grup Sözcüsü Serdar Ören: Belediye yönetiminin halka hesap vermesi ve yaklaşık 2,5 yıllık dönemi anlatması gerektiğini savunuyor.
Yeni Parti Grup Sözcüsü Şinasi Tugay Eser: Başkan Aytaç Kurt ve meclis grubunun CHP’den Yeni Parti’ye geçişinin siyasi gerekçelerini anlatıyor.
Başkan Aytaç Kurt: Son söz hakkı tartışmasına ilişkin yeni ve kapsamlı bir karşı açıklama ise henüz kamuoyuna yansımış değil.
Tartışma artık yalnızca “söz hakkı” tartışması mı?
Asıl soru burada başlıyor.
1 Eylül Meclisi’nde yaşanan olay, tek başına bir “kim söz aldı, kim alamadı?” tartışması olarak kalmayabilir.
Çünkü aynı toplantıda belediye yönetimine yönelik hizmet, bürokrasi, hesap verme, proje ve yönetim anlayışı eleştirileri de yükseldi.
Üstelik Belediye Başkanı Aytaç Kurt ve meclis grubunun Yeni Parti’ye geçişinden sonraki ilk meclis toplantısı olması, toplantının siyasi önemini daha da artırdı.
Şimdi Datça kamuoyunun merak ettiği konu şu:
Başkan Aytaç Kurt, Melis Uzun Özlü’ye söz verilmemesiyle ilgili tartışmaya nasıl cevap verecek?
Ve daha önemlisi:
Mecliste yükselen bu siyasi gerilim önümüzdeki aylarda Datça Belediyesi’nin çalışma düzenine nasıl yansıyacak?
Datça’da meclis salonunda başlayan tartışmanın, şimdiden siyasi partilerin açıklamalarıyla salonun dışına taştığı görülüyor.
☆☆☆
Biz Ne Dedik?
Genel yayın yönetmenimiz Oktay Bala : “Daha önce öneride bulunmuştuk, uygulanmadı. Tekrarı kaçınılmazdı. Umarım bu kez önerimiz ciddiye alınır” dedi. Yazısı için Tıklayınız 》




