Nasıl Bilirdiniz? Bu soru sonunda onun için de soruldu. Pek çok hayranı bu soruyu Kadirşinas (!) diye cevaplayacak.
Y eşilçam’ın o sert rüzgarlı ama pamuk kalpli “Kadir Abisi”, sinemamızın “Tatar Ramazan”ı, yarım asrı aşan sanat hayatının en hüzünlü perdesini kapattı.
Bir süredir devam eden sağlık mücadelesiyle sevenlerini ekran başında nefeslerini tutarak bekleten usta oyuncu, geride sadece filmlerini değil; adaleti, cesareti ve bir neslin “delikanlılık” tanımını miras bırakarak aramızdan ayrıldı.
Sinemanın “Kadirşinas” Bir Yıldızıydı
O sadece bir oyuncu değil, Türkiye’nin toplumsal hafızasının bir parçasıydı. Selvi Boylum Al Yazmalım’ın İlyas’ı, Tatar Ramazan’ın “ben bu oyunu bozarım” diyen dik duruşu, Kızgın Toprak’ın sessiz çığlığıydı. Kamera karşısında sadece bir karakteri canlandırmaz, o karaktere kendi hayat tecrübesini, Karadeniz’in o çetin coğrafyasının sertliğini ve hüznünü nakşederdi.
Kadir İnanır; sinemayı hayatın bir yansıması olarak gören, halkın derdiyle dertlenen, ekranın dışında da o “kabadayı” ama zarif duruşundan taviz vermeyen, bir şahsiyetti.
Bir Efsanenin Vedası
Bugün sadece bir sanatçıyı değil, bir dönemin haysiyetli duruşunu, sinemamızın o altın çağının son kalelerinden birini uğurluyoruz. Onun filmlerinde izlediğimiz o mağrur adam, şimdi kendi hikayesinin sonuna geldi; ancak geride bıraktığı o eşsiz imza, Türk sineması var oldukça silinmeyecek.
Başta ailesi olmak üzere, onun “Kadir Abisi” olduğu tüm sevenlerinin ve Türk sinema camiasının başı sağ olsun.
Selvi boylum, al yazmalım…
Elveda Kadir Abi.




