Ceketimi Assam Kazanırım dönemi bitiyor mu?

Datça Siyaseti Ne Âlemde?

Datça Siyaseti Ne Âlemde? Seçmen, Aktörler ve Değişen Siyasi Denklem

Datça’da “ceketimi assam kazanırım” dönemi bitiyor mu?

☆☆☆

A nkara’da CHP üzerinden haftalardır sürdürülen “mutlak butlan”, parti içi hesaplaşma ve siyasi gelecek tartışmaları Datça’ya geldiğinde aynı karşılığı bulmuyor.

Datça’da sokakta, esnaf arasında ve siyasi çevrelerde konuşulanlara bakıldığında, Ankara’nın gündemi ilçenin siyasi gündemini bütünüyle belirlemiyor. Çünkü Datça’da siyaset biraz daha farklı işliyor.

Burada seçmenin baktığı yalnızca Ankara’daki parti yönetimleri değil; ilçede kim var, kim tanınıyor, kimle temas kuruluyor, kimin geçmişi biliniyor ve kimin Datça’da gerçekten bir karşılığı var?

Bu nedenle “mutlak butlan” tartışması Datça’da siyasetin merkezine yerleşmiş görünmüyor. Hatta yaşananları farklı okuyan bir kesim de var. Bazı CHP’liler açısından yaşananlar bir krizden çok, partinin kendi içindeki sorunlardan ve kendilerine göre parti çizgisiyle bağdaşmayan unsurlardan arınma süreci olarak görülüyor.

Sokakta duyduğumuz ifadelerden biri bunu şöyle özetliyor:

“Giden gitti, kalan biziz.”

Bir başka CHP seçmeni ise daha açık konuşuyor:

“CHP’nin içi zaten karmakarışıktı. Altı oktan başka her şey konuşuluyordu. Giden gitti, kalan biziz.”

Bu sözler elbette bütün CHP seçmenini temsil etmiyor. Ancak önemli bir noktayı gösteriyor: Ankara’daki CHP tartışması Datça’ya birebir taşınmıyor.

Çünkü Datça’nın siyasi gerçekliği daha çok yerel aktörler, kişisel ilişkiler ve seçmenin yıllar içinde oluşturduğu siyasi hafıza üzerinden şekilleniyor.

Datça’da Asıl Kırılma: 15 Ağustos ve Sonrası

Datça’da siyaset yalnızca parti tabelalarından ibaret değil.

Küçük bir ilçede siyasi aktörlerin mahallelerdeki karşılığı, esnafla ilişkileri, geçmişte yaptıkları, seçmenle kurdukları kişisel bağlar ve yıllar içinde oluşturdukları güven siyasi denklemin önemli parçaları.

Bu nedenle Ankara’da büyük bir siyasi kırılma olarak görülen her gelişmenin Datça’da aynı büyüklükte karşılık bulması gerekmiyor.

Datça açısından asıl önemli gelişme ise Ankara’daki tartışmalardan çok daha somut bir yerde ortaya çıktı:

15 Ağustos’ta Aytaç Kurt ile 10 belediye meclis üyesinin CHP’den ayrılarak YENİ Parti’ye geçmesi.

Geçiş, Datça Demokrasi Evi’nde düzenlenen törenle gerçekleşti. Böylece Datça Belediye Başkanı Aytaç Kurt ve beraberindeki 10 meclis üyesi YENİ Parti çatısı altında siyasi hayatlarına devam etti.

Bu gelişme, Datça’daki siyasi hesabı doğrudan değiştirdi.

Çünkü Datça’da parti ile siyasi aktör hiçbir zaman tamamen aynı şey olmadı.

Aytaç Kurt ve beraberindeki meclis üyelerinin YENİ Parti’ye geçişini yalnızca “CHP’den ayrıldılar” diye okumak kolay, ama Datça açısından yeterli değil. Çünkü bu isimlerin önemli bölümü aynı siyasi geçmişin içinden geliyor. Aynı ilçede siyaset yaptılar, aynı seçmenin karşısına çıktılar, aynı siyasi hafızanın parçası oldular.

Bugün farklı bir siyasi çatının altında bulunmaları, yıllar içinde oluşturdukları kişisel siyasi karşılığın bir gecede ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.

Bu nedenle Datça’daki yeni tabloyu, CHP = YENİ Parti gibi basit bir denklem üzerinden okumak mümkün değil.

Üstelik YENİ Parti Datça İlçe Başkanı Ege Curacı da daha önce CHP Datça İlçe Başkanlığı görevinde bulunmuş bir isim.

Yani Datça’daki ayrışma, birbirini hiç tanımayan iki farklı siyasi yapı arasında gerçekleşmedi. Aynı siyasi geçmişin içinden çıkan insanlar bugün farklı siyasi çatılar altında bulunuyor.

YENİ Parti Datça’da Kuruluş Sürecini Tamamladı

YENİ Parti açısından Datça’daki süreç artık yalnızca bir siyasi transfer hikâyesi değil.

Parti, 13 Eylül’de delege seçimini, 26 Eylül’de ilçe başkanlığı ön seçimini ve 5 Ekim’de ilk olağan ilçe kongresini tamamlayarak kuruluş döneminin önemli aşamalarını geride bıraktı.

13 Eylül’deki delege seçiminde 845 üyeden 600’ü sandığa gitti. 400 kişilik delege kontenjanı için 380 aday çıkarken 20 kişilik kontenjan boş kaldı.

26 Eylül’de yapılan ilçe başkanlığı ön seçiminde ise 845 üyeden 350’si oy kullandı. Tek aday olan Ege Curacı, üyelerin oylarıyla ilçe başkanlığı görevine seçildi.

Ardından 5 Ekim’de yapılan 1. Olağan İlçe Kongresi ile birlikte yönetim de kesinleşti ve Ege Curacı yeniden ilçe başkanı oldu.

Böylece YENİ Parti Datça’da kuruluş süreci tamamlanmış oldu.

Burada dikkat çekici olan yalnızca Ege Curacı’nın yeniden seçilmesi değil. Yaklaşık iki ay içinde partiye katılımların ardından delege seçimi, üyelerin katıldığı başkanlık ön seçimi ve olağan kongre aşamalarının tamamlanmış olması.

Dolayısıyla artık Datça siyasetinde sorulacak soru yalnızca “YENİ Parti kuruluyor mu?” değil.

Asıl soru bundan sonra:

Kurulan bu örgüt Datça siyasetinde nasıl bir karşılık oluşturacak?

YENİ Parti’nin Rakamları ile Seçim Sandığının Rakamları Aynı Şey Değil

Burada rakamları birbirine karıştırmamak gerekiyor.

YENİ Parti’nin 845 üyesi ile CHP’nin 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Datça Belediye Başkanlığı’nda aldığı 7.325 oy ve belediye meclisinde aldığı 8.001 oy aynı düzlemde karşılaştırılamaz.

O seçimde Datça’da 21.197 seçmenin 16.632’si sandığa gitmişti.

Parti üyeliği ile seçimde kullanılan oy aynı şey değil.

Aynı şekilde 845 üyeden 350 kişinin ilçe başkanlığı ön seçimine katılması ya da delege seçimindeki 600 kişilik katılım da tek başına genel seçmen davranışının göstergesi olarak okunamaz.

Ama bu rakamlar YENİ Parti’nin Datça’da kendi örgütsel tabanını oluşturmaya çalıştığını ve bu sürecin sandıklar üzerinden yürütüldüğünü gösteriyor.

CHP’de Yeni Dönem ve Soru İşaretleri

YENİ Parti’ye geçişin ve Ege Curacı’nın ayrılışının ardından CHP Datça örgütünde de yeniden yapılanma süreci tamamlandı.

CHP Datça İlçe Başkanı Hüseyin Yılmaz olurken yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluştu:

  • Fatma Tansu Sağlam
  • Sayit Demirelli
  • Tuana Gökçeçiçek Kaya
  • Halit Çıplak
  • Cahide Özbakır
  • Mustafa Furuncu
  • Şerife Aslan
  • Turgut Ermiş
  • Mehtap Funda Başer
  • Ahmet Yıldırım
  • Hüseyin Yıldız
  • Mehmet Yurddaş

Böylece CHP Datça’nın yeni dönem kadrosu netleşti.

Ancak bu, siyasi hikâyenin sonu değil; yeni aşamanın başlangıcı.

Sokakta konuşulan başlıkların başında ise üyelik detayı geliyor. Sokakta konuştuğumuz bazı CHP’liler, üyelikten ayrılmak isteseler bile e-Devlet ve benzeri bürokratik işlemler nedeniyle bunun her zaman anında kolay olmadığını söylüyor.

Bu nedenle yalnızca parti üyelik listelerine bakarak “CHP’nin gerçek tabanı budur” demek de doğru olmayabilir.

Timur Kabaklarlı İsmi Neden Yeniden Konuşuluyor?

Öte yandan Datça’nın siyasi hafızasında daha önce önemli bir yeri bulunan Timur Kabaklarlı da yeniden gündeme geliyor.

2012 yılında 81 delegeden 43’ünün oyunu alarak CHP Datça İlçe Başkanı seçilen Kabaklarlı, aynı zamanda 2008 yılında Yatağan Yeşilbağcılar’da kömür sahası nedeniyle sökülme riski bulunan 1.500 zeytin ağacını satın alarak kurtarması ve ağaçların Datça’ya taşınmasıyla ulusal basına yansımıştı.

Bugün Kabaklarlı’nın resmi bir siyasi görevi bulunmuyor. Dolayısıyla kendisini bugün CHP’nin yöneticisi veya herhangi bir siyasi görevin sahibi gibi göstermek doğru olmaz.

Ancak geçmişte ilçe başkanlığı yapmış ve ilçenin ekonomik-sosyal hayatında uzun yıllardır bulunan bir ismin, oluşan yeni siyasi tabloda nerede durduğu doğal olarak merak konusu.

Bu durum, Datça’nın siyasi hafızasının önümüzdeki dönemde hangi isimleri yeniden gündeme getirebileceği sorusunu canlı tutuyor.

MHP de Datça’da Sahaya İndi

Datça’daki siyasi hareketlilik CHP ve YENİ Parti arasındaki değişimle sınırlı değil.

MHP de son dönemde ilçede saha çalışmalarını ve siyasi görünürlüğünü artırmaya başladı.

Bunun son örneği 5 Ekim’de yaşandı.

MHP Muğla İl Başkanı Emrah Oltulu, MHP Datça İlçe Teşkilatı ile birlikte Reşadiye, Eski Datça ve İskele bölgelerinde esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi; balıkçılar ve teknecilerle görüştü. Balıkçılar Kooperatifi, Datça Emlak Odası Temsilciliği ve mahalle muhtarlıkları da ziyaret programında yer aldı.

Bu temasların ortak noktası ise parti salonlarından çok sahadaki sorunları dinlemekti.

Esnafın, balıkçının, teknecinin, emlak sektörünün ve mahallelerin sorunlarının doğrudan dinlenmesi, MHP’nin Datça’daki görünürlüğünü artırmaya yönelik saha çalışmasının bir parçası olarak okunabilir.

Burada önemli olan, bu hareketliliğin sandığa nasıl yansıyacağı konusunda bugünden bir sonuç çıkarmak değil.

Asıl dikkat çekici olan, Datça’da farklı siyasi yapıların aynı dönemde seçmen ve yerel aktörlerle doğrudan temas kurmaya başlaması.

Dolayısıyla Datça siyasetini izlerken artık yalnızca “CHP’den kim ayrıldı, YENİ Parti nereye gidiyor?” sorusuna değil;

“MHP sahada ne anlatıyor, kimlere ulaşıyor ve hangi yerel başlıkları öne çıkarıyor?”

sorularına da bakmak gerekiyor.

Seçmen Sahada Ne Diyor? İki Farklı Datça

Datça siyasetini anlamak için parti merkezlerinden ziyade seçmenin davranışına bakmak şart.

Sahada karşımıza çıkan tablo son derece katmanlı ve tek bir kalıba sığmıyor.

Bir tarafta köklü ve sarsılmaz bir Cumhuriyet aidiyeti var.

Sahada duyduğumuz en çarpıcı cümlelerden biri:

“Ben altı oka ve iki çift mavi göze oy veriyorum. Beni gerisi bağlamaz.”

Başka bir seçmen bunu daha da açık söylüyor:

“Bu Atatürk’ün partisi. Kılıçdaroğlu, İmamoğlu, şu bu etkilemez. Kimler geldi geçti.”

Ancak sahanın diğer ucunda bambaşka bir ses var.

Değişimden memnun olan, seçenek arayan veya durumu mesafeyle takip eden seçmenler de var:

“İyi oldu. Kimi aday gösterseler gider zorunlu olarak ona oy verirdik.”

Bir başka seçmen:

“O güne kadar davul zurna oynayan oynasın. Ben işime bakarım, takipteyim.”

Şehirde sıkça duyulan bir başka yaklaşım ise yerel aidiyetin altını çiziyor:

“Bana Datça’dan bahset. Türkiye ayrı, Datça ayrı. Biz bizi biliriz, kim kimdir biliriz.”

Küçük yer siyasetinin en net gerçeği burada belirginleşiyor:

Datça’da seçmen yalnızca bir partinin genel başkanına veya Ankara politikasına bakmıyor; adayın kim olduğunu, nerede yaşadığını, geçmişini, kimlerle ilişki içinde olduğunu ve hangi mahallede ne karşılığı olduğunu da tartıyor.

Hatta durumu,

“Artık ne CHP ne YENİ Parti; hepsi bizim çocuklar, biliriz bunları. Adaylar ikiye çıktı diye düşünüyorum.”

şeklinde özetleyenler de var.

Demografi ve Yeni Seçmen Gerçeği

Burada tabloya yalnızca parti rakamlarıyla değil, demografiyle de bakmak gerekiyor.

2025 ADNKS verilerine göre Datça’da ikamet eden nüfus 26.067 kişi. Bu nüfusun 8.300’ü Muğla nüfusuna kayıtlı.

Yani ikamet edenlerin yaklaşık yüzde 31,8’i Muğla nüfusuna kayıtlı görünürken, geri kalanların nüfus kayıtları Türkiye’nin farklı illerine dağılıyor.

Bu veri bize önemli bir şey söylüyor:

Datça’nın bugünkü nüfusu, yalnızca “eski Datça” üzerinden okunabilecek homojen bir nüfus değil.

Ama burada çok önemli bir ayrım var.

Bir kişinin nüfus kaydının Muğla dışında olması, onun ne zaman Datça’ya geldiğini, nerede doğduğunu veya kendisini Datçalı olarak görüp görmediğini tek başına göstermez.

Yayın yönetmenimiz Oktay Bala’nın “Datça’da Demografi mi? Ooppss, o hesap öyle olmaz” yazısı da tam olarak bu ayrımın altını çiziyor.

Dolayısıyla “Datça nüfusunun yüzde 68,2’si sonradan geldi” gibi kesin bir siyasi sonuç çıkarmak doğru olmaz.

Rakamın söylediği daha sınırlı ama daha sağlam bir şeydir:

Datça’da ikamet edenlerin nüfus kayıtları Türkiye’nin çok farklı illerine dağılmış durumdadır.

Bu da yerel siyaseti yalnızca “eski Datçalılar” üzerinden okumayı zorlaştıran bir demografik tablo ortaya koyuyor.

Üstelik 26.067 kişilik ikamet nüfusunun 8.411’i 18 yaşından küçük. 18 yaş üzerindeki nüfus ise 17.656 kişi. 18-34 yaş grubunda bulunanların sayısı da 3.936.

Yani Datça seçmeni de tek tip bir toplumsal yapıdan oluşmuyor.

Çocuklardan genç yetişkinlere, orta yaş grubundan 60 yaş üzerindekilere kadar farklı kuşaklar aynı yerel siyasi alanın içinde.

Bu nedenle “Datça seçmeni” dediğimiz şeyi tek bir davranış kalıbıyla açıklamak da kolay değil.

“Ben Datçalıyım” Demek Artık Siyasette Ne Kadar Belirleyici?

Bir dönem Datça siyasetinde “Ben Datçalıyım” cümlesinin başlı başına güçlü bir siyasi aidiyet anlamı taşıdığı söylenebilirdi.

Bugün ise bu kimliğin siyasetteki ağırlığının değişip değişmediği ayrıca sorgulanmalı.

Çünkü Datça’nın toplumsal yapısı değişiyor.

Yeni insanlar geliyor.

Yeni seçmenler oluşuyor.

Farklı şehirlerin nüfus kayıtlarına sahip insanlar Datça’da ikamet ediyor.

Ancak buradan “yerli Datçalı kimliği siyasette önemini kaybetti” sonucunu çıkarmak için elimizde henüz yeterli veri yok.

Asıl mesele de zaten bu.

Datça’nın demografisi değişirken siyasi aidiyetler nasıl değişiyor?

Bunun cevabı nüfus kayıtlarında tek başına bulunamaz.

Sandık sonuçları, aday tercihleri, parti üyelikleri ve seçmen davranışları birlikte incelenmek zorunda.

“Ceketimi Assam Kazanırım” Ezberi Bozuluyor mu?

Bütün bu gelişmeler bir arada değerlendirildiğinde Datça’daki siyasi değişimi yalnızca CHP’nin yaşadığı kayıplar veya YENİ Parti’nin kazandığı isimler üzerinden okumak eksik kalıyor.

Ortaya çıkan tablo daha farklı:

CHP yeni kadrosuyla örgütsel yapısını sürdürüyor.

YENİ Parti Datça’daki kuruluş sürecini tamamlamış durumda.

MHP ise sahadaki temaslarını artırıyor.

Bunun üzerine bir de seçmenin farklılaşan beklentileri, Datça’nın demografik yapısı ve ilçedeki siyasi hafıza eklendiğinde, yerel siyasi alanın eskisinden daha fazla aktör ve daha fazla tercih üzerinden şekillendiği görülüyor.

Yıllardır Datça siyasetinde zaman zaman hissedilen “Ceketimi assam kazanırım” rahatlığının karşısına artık daha rekabetçi bir tablo çıkıp çıkmadığı ise önümüzdeki süreçte daha net görülecek.

Siyasi tercih alanı genişledikçe, daha önce parti kimliğiyle otomatik olarak çözülen sorular yeniden soruluyor:

  • Hangi isim?
  • Hangi geçmiş?
  • Hangi kadro?
  • Hangi güven?
  • Mahallede ve esnafta kimin gerçek karşılığı var?

Mesele CHP’nin Datça’da bitip bitmediği değil.

Mesele, CHP’nin ilçedeki tarihi ve örgütsel karşılığının yeni siyasi koşullarda nasıl yeniden üretileceği.

YENİ Parti’nin ortaya çıkışı, CHP’den ayrılan aktörlerin farklı bir çatı altında toplanması ve seçmenin karşısına yeni bir siyasi seçenek çıkması, bugüne kadarki alışılagelmiş siyasi refleksleri test ediyor.

MHP’nin sahadaki görünürlüğünü artırması da bu tabloya başka bir katman ekliyor.

Dolayısıyla bugün için ortada bir seçim sonucu değil, seçim öncesi siyasi alanın yeniden şekillendiği bir süreç var.

Keyifli Datça’nın Gözüyle: Kim Kimdir?

Ve işte tam burada bağımsız gazeteciliğin sorumluluğu devreye giriyor.

Modern, eğitimli, entelektüel olsun ya da olmasın; Cumhuriyet ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı olduğunu söyleyen herkes için soru artık yalnızca “Hangi parti?” değil.

Datça’ya son yıllarda yerleşmiş, ilçenin siyasi aktörlerini, geçmişini ve ilişkilerini yakından bilmeyen azımsanmayacak bir seçmen kitlesi var. Bu kitlenin seçimlere kadar daha da genişlemesi mümkün.

Artık siyasi aktörlerin yalnızca bugünkü parti kimliğine bakmak yetmiyor.

Geçmişleri, üstlendikleri görevler, siyasi ilişkileri ve Datça’daki gerçek karşılıkları da bilinmek zorunda.

Keyifli Datça olarak Datça’daki siyasi aktörlerle röportaj ve portre çalışmaları yaparak bu isimlerin daha yakından tanınmasına katkı sunmaya devam edeceğiz.

Bugüne kadar iki siyasi aktör için bu çalışmayı yaptık.

Eğer Datça’ya yeni gelenlerdenseniz işte Ege Curacı ve A. Sezai Öz.

Keyifli Datça olarak siyasi aktörleri, geçmişlerini ve ilişkilerini doğrulanabilir bilgiler üzerinden kamuoyuna aktarmaya devam edeceğiz.

Çünkü seçmenin yalnızca tabela sormaya değil,

“Kim, nereden geliyor ve Datça’da ne karşılığı var?”

sorusuna cevap aramaya ihtiyacı var.

Bugün Datça’da siyasi denklem eskisi kadar tek katmanlı değil.

Ankara’da siyasi tartışmalar sürerken Datça’nın asıl hikâyesi sokakta, mahallede, parti örgütlerinde ve sandık başında yazılıyor.

YENİ Parti kuruluş sürecini tamamladı.

CHP yeni kadrosuyla yoluna devam ediyor.

MHP sahadaki temaslarını artırıyor.

Seçmen ise bütün bu hareketliliği kendi siyasi hafızası, yerel ilişkileri ve beklentileri üzerinden değerlendiriyor.

Datça’da siyaset, sandık kurulmadan çok önce sokakta kuruluyor.

Ancak artık yalnızca sokakta görünmek de yetmiyor.

Sokakta olmayan, seçmenin farklı kesimlerinin ne düşündüğünü anlamayan ve Datça’nın değişen toplumsal yapısını okuyamayan hiçbir siyasi yapı için eski ezberlerin ne kadar geçerli olduğu da önümüzdeki dönemde daha fazla sorgulanacak.

Biz de yakından takipteyiz.

☆☆☆

MHP Muğla İl Başkanı Emrah Oltulu Datça’da vatandaş, esnaf, balıkçı ve sektör temsilcileriyle hangi konuları görüştü? İşte Detaylar 》

☆☆☆

Aytaç Kurt sahada belediyenin hangi çalışmalarını inceledi, vatandaş ve esnafla neleri konuştu? İşte Detaylar 》

☆☆☆