© Keyifli Datça Haber Merkezi
Benim vizörümden bakınca;
☆☆☆
Mehmet Evren Ersoy
M eslek hayatım boyunca vizorümü hep iki ray üzerinde yürüttüm: Duygu ve Belge. Bugüne kadar tanık olduğum her olayda, içine girdiğim her an’da, odağıma aldığım her özneye sadece hislerimle bakmadım; bakamadım. Zihnim, duygunun yanına mutlaka o anın ispatını, belgesini ve dökümanını eklemeye alışkındır. Çünkü bilirim ki; duygu okuyucunun kalbine dokunur ama belge o anı tarihe mühürler. İşte bu yüzden, 2026 Datça Badem Çiçeği Festivali’ni de sadece bir ‘coşku yumağı’ olarak değil, her bir karesini dökümante ettiğim bir emek arşivi olarak vizörüme sığdırdım.
Dışarıdan bakıldığında her şey pırıl pırıl bir organizasyon, bir bayram havasıydı. Ancak o kalabalığın, o coşkunun arkasında öyle bir emek mutfağı vardı ki, ben o kareleri en yüksek ISO değeriyle, silinmemek üzere hafızama kaydettim. Kadrajıma girenler festivalin sadece katılımcıları değil, gerçek kahramanlarıydı.
Görünmez Kahramanların Alın Teri
Sahne ışıkları yanmadan önce o devasa platformları kuran teknik ekibin telaşına şahit oldunuz mu? Ya da festivalin her köşesinde düzeni sağlamak için sessizce mekik dokuyan zabıta kardeşlerimizin sabrına?
Benim vizörümden bakınca;
Mavi yakalı işçi kardeşlerimiz, o kalabalığın yükünü omuzlarında taşıyordu.
Fen İşleri ekipleri, imkansızlıklara ve hava şartlarına meydan okuyarak adeta beden ve akıl çıktısı veriyordu.
Onların bu fedakarlığını görünce, “Yoruldum” demeye utandım. Onlar sahanın tozunu yutarken, ben soluğu bir anlık nefesle EMITT Fuarı’nda aldım (ki oradaki izlenimlerimi de okumanızı rica ederim, Datça’nın EMITT şovuydu adeta).
Haberin Mutfağı ve Sosyal Medya Gücü…
Beni asıl şaşırtan ise Datça Belediyesi’nin Kültür ve Basın Halkla İlişkiler masası oldu. Hem sahanın en sıcak noktasındaydılar hem de bizlere o muazzam haber akışını ne ara, nasıl servis ettiler, doğrusu büyük bir profesyonellik örneğiydi.
Tabii bir de işin dijital kahramanları var… Sosyal medya yönetenler ve haber portalları; ulaşabildikleri her şehre, her insanına günler öncesinden ulaşmaya başladılar. Dijital gazeteleriyle bu coşkuyu taşımak için olağanüstü bir çaba sarf ettiler.
Benim vizörümden bakınca, klavye başındaki o parmakların hızı, sahadaki koşturmacadan farksızdı.
Son Söz: Bu Yıl Bir Başkaydı
Bu büyük tablonun oluşmasında emeği geçen, vizörümün odağına takılan veya takılmayan tüm o gizli kahramanları yürekten kutluyorum. Emeklerinize, bileğinize, yüreğinize sağlık.
Sizce festivalin bu yılki o farklı enerjisi, sahadaki bu kenetlenmeden mi geliyordu; ne dersiniz?


