“Burada Komisyon Yok, Kaptanla Doğrudan İletişim Var!”
Yıllardır büyük platformların tatilcilerden ve yerel esnaftan aldığı yüksek komisyonlara karşı Datça’dan ezber bozan bir dijital hareket başladı. Keyifli Datça Genel Yayın Yönetmeni Oktay Bala, datcateknekiralama.com platformunun kurucusu Oktay Bala ile sordu, yerel denizciliğin yeni “Free Zone” (Özgür Alan) modelini masaya yatırdı.Uzman Tatilci: Oktay Bey, dijital yayıncılık ve yerel rehberlik vizyonunuzu yakından biliyoruz. Şimdi ise karşımızda dünyada pek eşi benzeri olmayan bir model var: datcateknekiralama.com. Klasik bir kiralama sitesi gibi durmuyor, işin aslı nedir?
Oktay Bala: “Dünyada eşi benzeri olmayan bir esnaf kitlesiyle karşı karşıya kalınca, onlara uygun bir iş modeli geliştirmek istedim aslında; bu süreç benim için de çok eğlenceli oldu. Çok haklısınız, bu klasik bir ticari acente sitesi değil. Aslında bu proje, Datça’nın o kendine has, rafine ritmini koruma çabasından doğdu. Bu proje haber portalımız Keyifli Datça’nın bir ilavesi, hatta en güçlü eki diyebilirim. Yani bir acente hizmeti değil, tatilciye kolaylık sağlayan dinamik bir yayın organı. Ticari kısmı da yayıncılık esaslarında olduğu gibi ‘medya planlama’ ve ‘medya satın alma’, esnaf dilinde ise ‘reklam’ prensibiyle işliyor.
Bugün internette gördüğünüz o dev küresel kiralama platformları ya da büyük acenteler ne yapıyor? Tekne fiyatlarının üzerine %20, %30 gizli komisyonlar koyuyor. Bu durum hem tatilcinin cebini yakıyor hem de bütün yaz güneşin altında, dümende emek veren yerel kaptanımızın kazancına ortak oluyor. Tabii ki tamam, bu bir iş, bir hizmet ve bir karşılığı var; bu yüzden o platformların yaşaması da gerekiyor. Acente başka bir şey, olmalı da. Önemli hususlar var bu konuda, TÜRSAB bu hususları belli bir disiplin altına almış ve yetkilendirdiği acentelerle bunu koruyor. Bizimki onlara rakip değildir. Son kullanıcıyı sadece alternatif bir iş modeliyle de tanıştırmak istedik. Bizimki bir yayındır, bir dergidir, tüccarlık yapmayız biz; ama yayınımızda reklam alma hakkımız var. Bizler buna ‘editoryal reklam’ kuşağı ya da direkt çerçeveli reklam, hatta banner deriz. Olay budur. Alıyor muyuz şu an? Hayır! İşte eşi benzeri olmayan bir esnaf demiştim ya, henüz tam ikna olmadılar, bu yüzden resmi bir geliri yok. Ama içerik olarak yayındalar, müşterileriyle doğrudan görüşüyorlar; hem tekneci hem de tatilci memnun. Ben memnun muyum, evet! Datça’da öne çıkan bir haber portalı olmaya başlıyoruz ve ilavelerimiz gün geçtikçe güç kazanıyor. Tatilciler bizi okuyor, bizimle tatilini yönlendiriyor; bu da bir yayıncı için gurur verici bir olay. Bir yayının tek gerçek beklentisi de budur, para değil.”
Uzman Tatilci: Peki, bu ticari çarkın içinde bağımsız gazetecilik refleksini ve o bahsettiğiniz mesafeyi nasıl koruyorsunuz?
Oktay Bala: “O halde köklü bir yayın ne yapar? İyisiyle kötüsüyle insanları tarafsızca bilgilendirir. Biz de beldemizi ziyaret eden insanları direkt yerel esnafla buluşturan, rehber niteliğinde ilave portallar hazırladık. Bu süreçte İstanbul medyasından çok deneyimli, eski mesai arkadaşlarımın da isim vermeden büyük destekleri oluyor. Bu yüzden keyiflidatca.com ve datcateknekiralama.com’da okuyucunun karşısına çıkan dil, aslında bayiden aldığınız o nitelikli dergi ve gazetelerin üslubuyla aynıdır. İnsanlar bizi bu yüzden yadırgamıyor; çünkü onlarla tam da alışık oldukları o saygın ve profesyonel mesafedeyiz.
Mesela ana akım dergilerde görürsünüz; ‘IN ve OUT’ mekanlar listelenir. O mekanların şurası iyi, burası kötü diye açıkça yazılır. Halbuki arka planda bu bir editoryal reklam içeriğidir. Bizim modelimizde de denge böyledir; nihayetinde işletme sahibinin anlatacak bir hikayesi, benim de bilgilendirmem gereken sadık bir okur kitlem var. Biz yayıncılıkta buna ‘şeytan üçgeni’ deriz. Ama burada çizgimiz çok nettir: Reklam verdin diye gazeteyi veya yayının namusunu satın alamazsın! Okur bu dik ve samimi tavrı çok sever. Reklamı yapana da yaptırana da alışıktır ama böyle dürüst yapanı bağrına basar, sahiplenir.
İşte bu yüzden, bir işletme bize reklam verse dahi, onun hakkında hazırladığımız içerikte mutlaka iyi yönleri sunduğumuz gibi, geliştirilmesi gereken eksik veya kötü yanları da açıkça masaya koyuyoruz. İletişim ve ticaret mi? Hayır, o bizim işimiz değil. Biz sadece ‘İşletmenin telefonu budur, direkt görüşebilirsiniz’ deriz ve aradan çekiliriz. Bunun ötesine geçip komisyona, pazarlığa dahil olduğumuz an iş yayıncılıktan çıkar, tüccarlığa döner. Biz tüccar değiliz, biz yayıncıyız.”
Uzman Tatilci: Peki, kullanıcı kiralama platformuna girdiğinde neyle karşılaşıyor? Rezervasyon sistemi nasıl işliyor?
Oktay Bala: “İşte işin en can alıcı, en ‘özgür’ kısmı tam olarak burası. Sitede kredi kartı yok, üyelik yok, hiçbir gizli ücret ya da komisyon yok. Biz rezervasyon başına para kazanma modelini tamamen durdurduk! Kullanıcı beğendiği teknenin sayfasına girdiğinde, karşısında hiçbir sansür veya kısıtlama olmaksızın doğrudan kaptanın telefon numarasını ve WhatsApp butonunu buluyor. İster normal arıyor, ister görüntülü konuşuyor; menüsünü, rotasını, pazarlığını doğrudan yerel kaptanla netleştiriyor.
Ortada bir ücret söz konusuysa, bu ticaret tamamen kaptanla misafir arasında şekilleniyor; sitede en ufak bir para trafiği dönmüyor. Tekne sahibi müşterisine ‘İster teknede öde, ister kapora yatır’ diyor, yani kendi ticaretini yıllardır nasıl yapıyorsa aynen öyle devam ettiriyor. Biz sadece aradaki gölgeyi kaldırarak tam anlamıyla bir ‘Free Zone’, yani serbest bölge yarattık. Dünyada bu modelin başka bir örneği yok.
Aslında olması da imkansız; çünkü burası klasik bir ilan sitesi değil, bir dergi. Koyları anlatıyor, tekne kiralarken dikkat edilmesi gerekenleri aktarıyor, rafine tavsiyeler veriyor, kiralık tekneleri ve kaptanları işaret ediyor. Bizim tüm derdimiz, Datça’yı ziyaret eden misafirlerimize en iyiyi ve en dürüst olanı göstermek. Bunu, içi nitelikli bir dergi tadında olan bir şehir rehberi (City Guide) gibi düşünün. Aslında bizim sunduğumuz bu rehber dilinin ve çalışma prensibinin dünyada bir benzeri daha yok.
Belki bugün bazı çevrelerce yadırganıyor olabilir ama yayıncılığın geleceği artık kesinlikle lokal medyada. Bunun ticareti de çok yakında bambaşka şekillenecek. ‘Ben tatilimi burada geçireyim, bak benim 100 bin takipçim var’ diyerek otellerde, teknelerde bedava konaklama devri bir süre sonra tamamen bitecek. Çünkü o taraftaki suistimaller, sahte kullanıcılar ve kurnaz influencer atakları artık herkes tarafından fark edilmeye başlandı ve bu furya bitmek üzere. İş yine dönüp dolaşacak; bir gazeteye, bir dergiye, yani bağımsız bir medyaya duyulan o eski, köklü güvene geri dönecek. İnsanlar ne kadar yıpranmış olursa olsun, medyadaki nitelikli bir habere, bir rehbere her zaman itibar ederler. Kaldı ki biz yıpranmadık; biz burada saf turizm gazeteciliği yapıyoruz ve bizim tek tarafımız var, o da tatilci! Ben de bir gezginim, neticede bir teknede yaşıyorum. Tatilcinin ruhunu, ne aradığını çok iyi bilirim; çünkü ben zaten 10 yıldır kesintisiz tatildeyim.”
Uzman Tatilci: Sosyal medyada bir algı var; ‘Bir şey bedavaysa ürün sizsiniz’ derler. İnsanlar bu devirde komisyonsuz, ücretsiz bir platform görünce ister istemez arkasında bir hile arıyor. datcateknekiralama.com nasıl ayakta kalıyor?
Oktay Bala: “Dile kolay, tam 5 yıl oldu. Bu projeyi tamamen kendi kaynaklarımla finanse ettim ve hiçbir aşamasında yılmadan yoluma devam ettim. Merkezimize her zaman tatilciyi koyduk. Tekne sahipleri zaten benim bu limandaki dostlarım, arkadaşlarım. Dolayısıyla platforma dahil edeceğimiz isimleri seçerken en iyiler, en güvenilir olanlar olmasına pür dikkat gösterdim. Tatilcilerimizle bu tekneleri buluştururken çok hassas davrank. Turlardan dönen misafirlerimiz fikirlerini, deneyimlerini açıkça paylaştılar. Bu süreçte kaliteden ödün veren, çizgimize uymayan bazı tekneleri listeden elediğim gibi, dürüst denizcilik hukukuna uymayan bazı müşterileri de sistemin dışında tuttum. Ama bu yolda inancımı asla elemedim.
Tabii ki bocaladığım dönemler de oldu. Sonuçta bu sektörün iç dinamiklerini, dilini, kendine has ticaretini ve huyunu suyunu başlangıçta tam olarak bilmiyordum. Hepsini yaşayarak, öğrenerek tecrübe ettim. Bugün geldiğimiz nokta ise harika; bu iş gerçekten oldu. İşte tam olarak bu yüzden bu modelin dünyada bir benzeri daha yok.
Artık platformumuza gelen misafirlerin büyük bir kısmı kulaktan kulağa, yani tavsiye üzerine ulaşıyor. Bizi deneyimleyen eski müşterilerimizde o ‘Neden bedava?’ tedirginliği tamamen yok oldu; fakat sistemi yeni keşfedenler doğal olarak hala biraz tedirgin. Bu şüphe, günümüzün o güvensiz dijital dünyasında son derece haklı bir reflekstir. Hani o meşhur ‘Bir şey bedavaysa ürün sizsiniz’ klişesi var ya; hayır, burada kesinlikle öyle bir şey yok! Bizim modelimiz esnaf usulü ve son derece şeffaf. Dahası, platformumuz küçük küçük editoryal eklemelerle her geçen gün daha da gelişiyor, yerel bir otorite olarak güven kazanıyor.
Biz misafirden veya rezervasyondan tek bir kuruş komisyon almıyoruz. Datça’nın yerel kaptanları, bu nitelikli listede yer almak ve kendilerini en doğru şekilde ifade edebilmek için sezon başında bize tek bir kez, maktu bir reklam ücreti ödesinler istedik. Bir nevi dijital dünyada onlara ‘sanal bir liman, sanal bir peron, sanal bir dükkan’ tahsis ettik. Açık konuşmak gerekirse, bu gelir düzeni henüz tam anlamıyla oturmadı. Buna rağmen biz yayınimize ilk günkü heyecanla devam ediyoruz ve projeyi şahsen finanse etmeyi sürdürüyorum. Bu portalın arkasındaki bir yıllık teknik ve operasyonel maliyeti tahmin bile edemezsiniz. Platformun yüksek sunucu giderlerini, SEO çalışmalarını, yazılım güncellemelerini, arama motoru ve sosyal medya reklamlarını tamamen ben finanse ediyorum. Yani bir nevi bu projenin en büyük sponsoru benim diyebilirim.
İşin geri kalan kısmında; tekneci ile tatilci arasında nasıl bir bütçe konuşulur, nasıl bir ticaret döner, biz kesinlikle o alanın içinde değiliz. Tekne sahibi de tatilci de iletişiminde ve kararlarında tamamen özgür kalıyor. Burada hile yok; dürüst, rafine ve yerel bir dayanışma var. Bizim nihai hedefimiz, Datça’ya gelen misafirlerimizin tatillerini kolaylaştıracak doğru işaretleri koymak, buradan mutlu ayrılmalarını sağlamak ve onların referansıyla bu coğrafyada dürüstlüğün ve kalitenin tek gerçek otoritesi olmaktır.”
Uzman Tatilci: Sitede dikkatimizi çeken bir diğer detay ise teknelerin sayfalarındaki o muazzam doluluk oldu. Sadece bir ilan sitesi değil, adeta bir seyahat ansiklopedisi gibi…
Oktay Bala: “Açıkça söylemek gerekirse, biz bu teknolojik ve editoryal altyapıyı rakiplerimizle bir rekabet yaratmak, aradaki mesafeyi açmak ve bizimle kolay kolay yarışamasınlar diye bu seviyeye getirdik. Sınırsız sunucu kapasitemiz sayesinde platforma fotoğraf veya galeri eklemek tamamen limitsiz. Tüm yazılar, bu işe ömrünü vermiş profesyonel editörler tarafından özenle kaleme alınıyor; dolayısıyla dışarıdan bir metin yazarı maliyetimiz de yok.
Bugün bir işletmenin Google harita konumunu, yol tarifini, tüm sosyal medya hesaplarını, kesintisiz WhatsApp hatlarını ve varsa kendi internet sitesinin linklerini alt alta dizip, ona özel bu kadar devasa bir içeriği hiç kimse bedava hazırlamaz! İşte bu yüzden bu yapının dijital dünyada kolay kolay bir rakibi olamaz. Platformumuzdaki her tekne, adeta kendi bağımsız web sitesi gibi çalışan, arama motorlarına doğrudan kayıtlı ve arka planda sürekli teknik SEO güncellemeleri alan kendilerine özel sayfalara sahip.
Çünkü biz bu platformu, Keyifli Datça’nın o rafine seyahat rehberi kültürüyle ilmik ilmik harmanladık. Bir teknenin sayfasına girdiğinizde karşınıza sadece üç tane jenerik fotoğraf çıkmıyor. O teknede ne yenir, donanım özellikleri nelerdir, hepsini en ince ayrıntısına kadar görüyorsunuz. En önemlisi de, sayfalarımızda sadece gerçek müşteri deneyimlerine yer veriyoruz. Her teknenin hem bizim platformumuz altında biriken gerçek misafir yorumları hem de Google İşletme hesaplarındaki tarafsız değerlendirmeleri entegre şekilde sunuluyor. Eğer sayfaya geldiğinizde tekne hakkında hala emin olamıyorsanız ya da kararsız kalıyorsanız, biz o kararsızlığı da ortadan kaldıracak yepyeni dijital çözümler eklemeye devam ediyoruz.
Dahası, o teknenin rotasındaki büklerin ve koyların isimlerine tıkladığınızda; Keyifli Datça editörlerinin kaleme aldığı o detaylı, dergi tadındaki rehberlere ulaşıyorsunuz. Okurken veya incelerken, Kargı Koyu‘ndan Akvaryum’a, Domuzbükü’nden Knidos’un binlerce yıllık tarihi hikayelerine kadar muazzam bir editoryal köprü kuruyorsunuz. Yani misafirimiz, daha tekneye adımını bile atmadan yaşayacağı o ‘Gusto’ deneyimini dijital olarak ruhunda hissetmeye başlıyor.
Neticede bu platform; bir dergi, bir gazete, modern bir şehir rehberi ve klasik fihrist anlayışının geleceğe yönelik tüm kodları açık, sürekli gelişen en güncel halidir. Şunun altını çok net çizmek isterim: Eğer bizim yayın eki olan bu ilave portallarımızda bir işletmeyi inceliyorsanız, biz o işletmeye kesinlikle kefil olmuşuz ve tavsiye etmişizdir. Bizim onayımızdan geçmeyen hiçbir tekne veya esnaf bu sayfalarda asla yer alamaz. Bu yüzden tatilci dostlarımız en ufak bir çekence duymadan doğrudan rezervasyonlarını yapabilirler. Çünkü bizim bu hayattaki tek önceliğimiz, her zaman tatilcinin mutluluğudur.”


